İsrail – Ürdün gezisi-1 (Gezi rotası, Benguiron Havalimanı, Telaviv, Yafa)

Bu ve bundan sonraki birkaç yazımda 01-10 mart 2013 tarihleri arasında İsrail ile Ürdün’ün Petra antik kentine yaptığımız yolculuğu anlatmak istiyorum. Aşağıdaki haritada gittiğimiz noktaları işaretlemeye çalıştım:

tumblr_miw70pbedi1s75rn7o2_r1_1280

Telaviv şehrindeki  Ben Guiron havalimanına indiğimizde Pasaport kontrol’de uzun bir kuyruk ile karşılaştık. Görevliler hemen herkese birkaç soru yönelttiğinden yavaş ilerleyen kuyruğa, inen her uçak ile yeni insanlar eklenmeye devam etti. Aslında Cuma güneş batışıyla başlayan hafta sonu tatili (Şabat) Cumartesi akşama kadar devam ediyor bu memlekette. Ve buyuk oranda hayat duruyor. Havaalanından sizi karşılayacak kimse yoksa ortada bile kalabilirsiniz. Dolmuş benzeri Şerut’lar veya taksiden başka seçenek olmuyormuş. Onlarda heralde kapanın elinde kalır.havalimani

Telaviv:  Okuduklarıma göre Bauhaus mimari tarzı ile Akdeniz ikliminin kıvrımlı hatlarını birleştiren mimarlar, 1930-40’lı yıllarda kenti beyaz apartmanlarla donatmışlar. Bu nedenle Telaviv Beyaz kent olarak anılmakta. Telaviv bölgesi, İsrail’in 7 milyonluk nüfusunun üçte birine ev sahipliği yapıyor. Kuzeyi zengin avrupai, güneyi fakir çalışan kesim. Kutsal kent olan Kudüs’e nazire bu Hedonizm kentinde sinagogdan çok bar olduğu söyleniyor.

teaviv

 

Tarihi Yafa kenti Telaviv’in güney kesiminde ve artık kentin bir mahallesi. 5000 yıllık tarihi ile birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan bu kent aynı zamanda Akdeniz’in en eski limanlarından biri. Yafa’da eski taş binalar restore edilip restoran veya şık butikler haline getirilmiş, oldukça turistik bir yer. Akşam yemeği için güzel bir lokasyon.

 

Günün sonunda Yafa’da Balıkçı lokantasında salata niyetine soframızı mezelerle donattılar. Ana malzemeler tahin, çeşitli sebzeler ve peynir. Tam bir şölen gibiydi.

yafa-meze

İsrail şeriat ile yönetilen bir ülke. Sosyal hayat da buna göre şekillenmiş ister istemez. Cuma günü havanın kararmasından bir süre önce başlayan, cumartesi akşamına kadar süren ve “şabat” olarak adlandırılan zaman diliminde, çalışmak  ile benzer günlük uğraş ve aktiviteler dinen yasak.
Bu yüzden dindarlar  evde yemek pişirmiyor, elektrikli bir alet kullanmıyor hatta asansörün düğmesine bile basmıyor.  Kaldığımız otellerde bunu bizzat deneyimledik ki asansörlerden bazılarında çağırma butonu yanına  yanan kırmızı ışık, butonların devre dışı olduğunu gösteriyor ve asansör  her katta durarak bir aşağı bir yukarı inip çıkıyordu sürekli.

hotel-sabat

 

Leave a Reply