İsrail – Ürdün gezisi-7 (Cardo, Zion Tepesi, Soykırım Müzesi)

Cardo:

Kudüs tarihi sur duvarları içindeki gezimize, Yahudi Mahallesinde açığa çıkarılan Roma-Bizans dönemine ait sütunlu ana cadde ile devam edelim. Bizans döneminde kentin en işlek caddesi konumunda olan Cardo’nun, arkeolojik kazılar sonucunda küçük bir bölümü açığa çıkarılmış. Halen aynı hat, kentin kuzey-Güney aksında en önemli caddelerinden biri konumunda.

Cardo’nun net olarak görüldüğü en eski özgün harita, Madaba haritası olarak bilinen Milattan sonra 6. yüzyıla tarihlenen bir yer mozaiği. Ürdün Madaba’daki erken dönem bir Bizans  kilisesinin tabanında bulunan bu mozaiğin bir kopyası, arkeolojik kazıların yapıldığı yerde sergileniyor.   Madaba haritasının 3 boyutlu simülasyonu şurada

cardo3

Ayrıca Kudus şehrinin o zamanki halini gözünüzde canlandırabilmeniz için bir duvarı boydan boya kaplayan  şu duvar resmi size fikir verebilir.

cardo4cardo2

VLUU L100, M100 / Samsung L100, M100

Cardo’yu tasvir eden duvar resminde detaylar çok hoş. Özellikle Dün ve Bugünü simgesel olarak birleştiren iki çocuk betimlemesine dikkatinizi çekmek isterim. Bu topraklarda sonsuz barışın hakim olması dileğiyle…

cardo5

Zion Tepesi:

Kudüs’te yine üç dinin içiçe geçtiği bir mekan daha. Kudüs surlarının dışına güneydeki Zion Kapısından çıktığımızda bizi karşılayan yapı kompleksi insanı şaşırtıyor. Kilise, Sinagog ve Cami içiçe geçmiş burada. Kral Davut’un mezarı, İsa’nın son Akşam Yemeğini yediği yer burası. Aynı zamanda Osmanlı döneminde yapılan cami aynen korunmuş durumda.

Kudüs gezimizin son durağı Kent Müzesi olarak kullanılan Davut Kulesini gündüz de gezebilirsiniz ancak, benim özellikle tavsiyem saat 20.00 civarı kale içinde yapılan ses-ışık gösterisini izlemeniz. Gerçekten bu görsel şölen kale kapısından içeri girdiğiniz anda başlıyor ve büyülü patikayı izleyerek bahçedeki koltuklara oturduğunuzda ise Kutsal Kent Kudüs’ün medeniyetler geçidi halindeki tarihini size 45 dakikalık muhteşem bir sunum ile anlatıyor. (gece gösterisi:55 şekel)

Rehber eşliğinde Zeytindağı’ndan başlayıp, Yafa kapısındaki Davut Kulesinde sonlanan Kudüs kent merkezi gezisine sadece bir gün ayırabilmiştik, bu nedenle ancak en belli başlı mekanları gezebildik, Tarihi merkez 1 km2.lik küçük bir alan olsa da 2-3 gün doya doya gezmek, sokaklarda kaybolmak gerekir diye düşünüyorum.

İnternetten bulduğum aşağıdaki harita; yönleri algılamak, kenti çevreleyen surları, kapıları, Ağlama Duvarı ve  Harem-i Şerifin konumunu anlamak adına en çok faydalandığım kaynak oldu.

kk-harita

Yemek içmek, tatlar, kokular, sokak satıcıları bize yabancı değil.  Ve söylemeden geçemeyeceğim, hemen her köşede bulabileceğiniz falafel köftesi harika birşey 🙂

Soykırım Müzesi (Yad Vashem)

 Kudüs’te gezdiğimiz Yad Vaşem Soykırım Müzesi, İsrail’e yapılan tüm resmi ziyaretlerin kesin duraklarından biri. Müze ücretsiz , ancak içeride fotoğraf çekmek yasak.

yad1

yad2

Bugünkü yapı kompleksi, 10 yıllık bir proje ve inşaat sürecinden sonra 2005’te ziyarete açılmış. 4200 metrekarelik alanı kapsayan Müzede, soykırım kurbanlarına ve soykırımdan kurtulanlara ait çeşitli eşyalar, belgeler, hikayeler ve filmlerle müze ziyaretçilerine soykırımın her safhası, Nazilerin Almanya’da güçlenmesinden başlayarak sunuluyor.

Yapının mimarisi ise oldukça ilginç. Projenin mimarı Moşe Safdi, Yad Vaşem Müzesi’nin projesini çizmenin neden zor olduğunu şöyle anlatıyor: “Dünyada böylesine zor ve korkunç bir konuyla uğraşan başka hiçbir müze yok. Böyle bir konunun normal bir mimari ile anlatılamayacağını biliyordum. O yüzden de mimari kurallara uymayan, normal bina gibi olmayan bir yapı tasarladım…”

yad3

200 metre uzunluğundaki ana müze binası, uzun bir prizma biçiminde. Yad Vaşem’in bulunduğu Bellek Tepesi’nin sırtını kesen binanın içine girdiğinizde, doğrudan öbür ucunu görebiliyorsunuz. Prizmatik koridor boyunca sıralanan odalarda soykırımın her safhasını, adeta bir belgesel filmin içinde bizzat dolaşır gibi tarihsel bir kronolojide  izleyebiliyorsunuz. Üçgenin kenarlarındaki pencerelerden aşağılarda Kudüs görünüyor. Bu da soykırıma cevap olarak planlanmış. Mimar Moşe Safdi, böylece tarihin bu karanlık sayfasına görsellik kazandırmak ve umudun her zaman varolduğunu anlatmak istediğini anlatıyor.

Müzede yer alan “İsimler Salonu”nun kubbesinde, soykırım kurbanı 3 milyon Yahudi’nin dosyasına yer verilirken, salonun ortasında yer alan ve müzenin üzerinde bulunduğu kayalığın oldukça derinine giden koni biçimli geniş çukur ise soykırımda katledilen, isimleri belirlenemeyen 3 milyon Yahudiyi temsil ediyor.

Müze Kampüsü’nde ayrıca 62 milyon sayfa belge, 265 bin fotoğraf, binlerce video kaset binlerce kitabın yer aldığı Arşiv ve Kütüphane, Uluslararası Soykırım Araştırma Enstitüsü, dünyada tek olan Soykırım Araştırmaları Okulu da yer alıyor.  http://www.yadvashem.org/

Leave a Reply