7 maddede DRESDEN

Bastei köprüsünü araştırmışken yanıbaşındaki karizmatik Dresden şehrini es geçmek olmaz, bir bakışta en önemli özellikleri şöyle özetlenebilir;

  • Saksonya Krallığı’nın merkezi olmasından dolayı görkemli bir tarihi ve kültürel mirasa sahip. “Güçlü” lakabıyla anılan Kral Augustus, elindeki muazzam servetle Dresden’i etkileyici resmi ve dinsel yapılarla donatıp sanat objelerine çılgın yatırımlar yapmış bu yüzden Almanya’da barok mimarinin başkenti olarak biliniyor.
  • Dresden’in Eski Şehir kısmı, 1945 yılının 13-15 Şubat günlerinde Amerika ve İngilizlere ait 1249 savaş uçağının katıldığı dört ayrı hava saldırısına maruz kalmış ve tahrip gücü yüksek 3 bin 900 ton bombanın yol açtığı yıkım ve yangın sonucu dümdüz olmuş. Dresden o korkunç üç gün içinde 25 bine yakın sakinini kaybetmiş, ama Almanların o ünlü titizlikleri sayesinde bu kültür hazinesi aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş ve adeta küllerinde yeniden doğmuş. Şimdi % 62 orman ve yeşil alan ile Avrupa’nın en yeşil ve en estetik şehirlerinden biri,
  • Raphael’in meşhur melekleri (Sistine Madonna tablosundaki) burada, Müzisyenler ile mühendislerin birlikte tasarladığı yağmur yağdığında müzik çalan bina “Neustadt Kunsthofpassage” burada, Kelebek kanadı inceliğindeki porselenleriyle meşhur Meissen kasabası hemen yanıbaşında,
  • Sadece bir tarih, kültür ve sanat şehri değil, aynı zamanda Almanya’nın en önemli eğitim, bilim, teknoloji merkezlerinden biri ve Nano-Biyo teknoloji üzerine çalışan çeşitli araştırma enstitüleri dolayısıyla, şehrinin  bir takma adı da “Silikon Saksonyası“
  • Dresden Kraliyet Sarayı ayrıca günümüzde Türkiye dışında en fazla Osmanlı dönemi eşyasının sergilendiği Türk Odası’na da (Türkische Kammer) ev sahipliği yapıyor. Hazineye 1730 yılında katılan, altı metre yüksekliğinde ve 20 metre uzunluğundaki otağ-ı hümayun Türk Odası’nın ilgi odağı.
  • İkinci Dünya Savaşı sırasında askerliğini yaparken Almanlar tarafından esir alınan Amerikalı yazar Kurt Vonnegut bir binanın mahzenine hapsedildiği günlerde Dresden bombardımanına da şahitlik etmiş. Alman gardiyanların o yıllarda “Mezbaha No: 5” diye adlandırdığı bina bugün “Eski Mezbaha” (Alter Schlachthof) olarak adlandırılıyor ve çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Vonnegut bu trajik deneyimden yola çıkarak yazdığı Mezbaha No: 5 adlı ünlü romanında, taş üstünde taşın kalmadığı Dresden’in o günkü halini ayın yüzeyine benzetmiş.
  • Ve son olarak Çek Cumhuriyetinin Başkenti Prag sadece 2 saatlik uzaklıkta…

 

Haritaları inceleyince Gemi yada tren yolculuğu ile Prag’dan Dresden’e hatta kuzeye Berlin’e kadar uzatılacak bir gezi rotasının doğa, kültür, tarih, mimari yönlerden çok  keyifli olacağı anlaşılıyor.

Leave a Reply